Tıp Fakültesinde Sınıflar - 1. SINIF

Tıp Fakültesinde Sınıflar adlı yazı serimin ilk yazısında bazı fakültelerde bulunan hazırlık sınıfından bahsetmiştik. O yazıyı buradan okuyabilirsiniz. Şimdi her şeyin başlangıç noktası olan birinci sınıf hakkında detaylar sunacağım sizlere. Yazının son kısmında ise, bu yıla ait önerilerde bulunacağım. O zaman başlayalım.

1. sınıf, birinci sınıf, birinci sınıf dersleri, dersler, stajlar, tıp 1, tıp dersleri, tıp fakültesinde ders çalışmak, Tıp Fakültesinde Sınıflar, tıp okumak, tıpta sınıflar,



YGS ve LYS gibi iki büyük sınavı atlattıktan sonra öğrencileri yorucu bir tercih dönemi bekler. Tercihler açıklandıktan sonra artık bir Tıbbiyeli olduğunuzu öğrendiniz. Üniversite hayatı başlayana kadar hiç bilmediğiniz hiç görmediğiniz insanlar tarafından tebrik edilecek, bunun sonucunda da kendinizi süper başarılı bir birey olarak göreceksiniz.

Tıp Fakültesini kazanan öğrenciler zaten ülkenin ilk 15.000'lik kısmının çok büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Bu kişiler kendi çevrelerinin en başarılı öğrencileri. Sınıfının, okulunun, dershanesinin, ilçesinin, ilinin ve hatta bazıları sınav sonuçlarına göre ülkenin en başarılı öğrencileri. Bu kadar görece başarılı insanları artık bir sınıfın içinde göreceksiniz. Sınıf dediğime bakmayın, 250 kişinin aynı anda bulunduğu bir ortamda bahsediyorum. Ki 250 ortalama bir sayıdır, 250'den çok daha fazla öğrenci alan fakülteler mevcut.

Bu 250 kişi arasında ne yazık ki en başarılı diye görünen öğrencimiz ne yapsa da artık eskisi gibi başarılı görünemez, dönem derecesi olsa dahi. O ortamda bulunan herkesin birbirine yakın seviyede başarılı olması ve Tıp'ın uçsuz bucaksız bilgi deryası bunun başlıca sebepleridir.

Tıp Fakültesinde birinci sınıf başladığında sizi daha bir sürü yeni olay bekler. Kalabalık amfi ortamı, ülkenin her yerinden gelen bir sürü yeni yüz, yeni ve ilginç sınav sistemi gibi.

Sınav sistemleriniz artık farklıdır mesela. Bütün derslerin ortalama ağırlığına göre soru sayısının olduğu kurul sınavları vardır. Hem de yılda en az 6 defa. Ve bu 6 sınavdan sonra sizi tüm yıl boyunca gördüğünüz derslerden sorumlu tutan bir final sınavı vardır.

Dersleriniz ve derslerinizin işlenme şekilleri farklılaşır. Koca amfide arka planda slayt olan ve bir öğretim üyesinin anlattığı dersleriniz olacak. En yoğun gününüz 08:00 da başlayıp 17:00 da bitecek. Öğlen araları 12:00 ve 13:00 arasında olacak. Dersler genel olarak 50 dakika ders 10 dakika mola şeklinde olsa da hocaların kendi isteklerine göre gerekirse saatlerce blok ders olarak bile yapılacak.

Dönemin başlamasıyla beraber birkaç saatten birkaç güne kadar olabilecek laboratuvar dersleriniz olacak. Bunlar çoğunlukla gördüğünüz teorik derslerin pratik halleri. Pratik dersler için koca sınıfınız ortalama olarak 4 büyük gruba, bu 4 büyük grup da kendi içinde 6-8-10 gibi sayılarda değişen küçük parçalara ayrılacak. Bu küçük parçalı grubunuz ile 3 yıl boyunca pratik ve laboratuvar eğitimlerinizde beraber olacaksınız.


Okulun açılmasıyla beraber derslerinize Tıp'ın orta noktasından başlamayacaksınız tabii ki. Hatta en başta Tıp dışında olan birçok şey öğreneceksiniz. Biyofizik, Biyoistatistik, Tıbbi Biyoloji ilk dersleriniz olacak. Bunları görüp de Tıp kolaymış demeyin hemen. 😃 Daha hiçbir şey başlamadı çünkü. 

Zamanla Tıp'ın temel dersleri başlayacak. Biyokimya, Histoloji, Fizyoloji, Mikrobiyoloji, Genetik ve herkesin merakla beklediği Anatomi. Birinci sınıfta bu derslerin bile en temel kısımları ile uğraşmanız gerekecek. Bu dersler arasında kolaylık ve zorluk açısından biri diğerinden daha önde değildir. Hangi dersin hocası daha zorsa o ders diğerlerine göre biraz daha zorlayıcı olacaktır. Yoksa bu derslerin tamamı ilerideki eğitiminizin temeli olacağından hepsi kendince önemlidir. 

Yukarıdaki satırlarda değindiğim üzere bu dersler eğitiminizin temelini oluşturacak. Çoğu zaman derslerin teorik düzeyinin yüksek oluşu nedeniyle sıkılacaksınız, hatta bunlar ne işimize yarayacak diye çokça sorgulayacaksınız. Bilmeniz gereken önem şey şu: Tıp Fakültesinin birinci ve ikinci sınıfı büyük çoğunlukla teorik eğitim ile geçer. Bu teorik eğitim ise geleceğinizin temeli olacak. Bu yüzden ders farkı gözetmeden elinizden geldiğince derslerle ilgilenmeye çalışınız. 

Sınavlar ve sınıf geçme konusunda problem yaşanacak en problemli sınıf 1.sınıftır. Yeni bir şehre ve düzene alışamama, arkadaş çevresi kuramama veya abartılı kurma, ders çalışamama, Tıp Fakültesinde okuyormuş gibi ders çalışmama, üniversiteli olduğu için sosyalliğin zirvesine çıkma isteği bunun başlıca sebepleridir diyebilirim. 

Tıp Fakültesinde okulu uzatan öğrencilerin büyük çoğunluğu 1.sınıfta uzatıyor okulu. Sebeplerini yazdım, peki çözümü ne? Çözümü her şeyi dozunda yapma. Ders çalışmayı, arkadaşlık ilişkilerini, sosyal hayatı, uykuyu, düzeni hep dozunda yapabilme. 

Benim birinci sınıfım ders çalışma konusundaki beceriksizliğim nedeniyle oldukça zor geçmişti. Üniversite sınavlarına hazırlandığım dönemde ortalama 3 saatlik günlük bir çalışmam vardı ve oldukça düzenliydim bu konuda. Bahsettiğim düzen sadece lisedeki son sınıfa değil, lise hayatım boyunca olan bir durumdu. Sonucu ise Tıp Fakültesi oldu.

Üniversiteye geldiğimde ise başta uyku ve ders çalışma düzeni kuramadığımdan ötürü oldukça zorlandım. Lisede çalıştığım gibi günlük 3 saatten 2 hafta sınava çalışmak ile ya sınırdan geçme notu alıyordum ya da sınırdan kalma notu. Yıllar sonra geriye baktığımda yaptığım yanlışı direk görebiliyorum. Eğer sınava son haftalarda çalışıyorsam günlük 7-8 saat ders çalışma ortalaması tutturmam gerekiyormuş. 

Tıp Fakültesinde ders çalışmanın esası tekrar yapmaktır. Ne kadar çok tekrar yapabiliyorsanız o kadar iyi notlar alır o kadar iyi öğrenebilirsiniz. Bu yüzden çalışmanın asla bir üst sınırı yok, ama alt sınır olması açısından en az 2 kez okuma yapmanızı öneririm. Ders çalışma düzenimi gerçek manada oturttuğum 3.sınıftan sonra hatırladığım kadarıyla hiçbir sınava 3 okuma yapmadan girmedim. Bu yazı nasıl ders çalışmalı yazısı olmadığından daha fazla detaya girmeyeceğim, buradan temel çıkarımınız çokça tekrar yapmanız gerektiğini bilmeniz olsun. 

Üniversitenin açılmasıyla beraber öğrenciler kıtlıktan çıkmış gibi sosyal faaliyet peşinde koşar, çoğu gereksiz olan birçok kulüple ilgilenir. Her şeyi dozunda yapmak bunun içinde geçerli. Herkesten daha uzun bir üniversite hayatınız olacak, bu yüzden aklınıza gelebilecek herhangi bir şeyi yapmak için kesinlikle zamanınız olacak. 

Yazıyı daha fazla uzatmadan genel bir toparlama yapıp birkaç öneride bulunmak istiyorum. Tıp Fakültesinde birinci sınıf, öğrencilerin en çok zorlandığı yılların başında gelir. Tıp kazanmış olmanın öneminin farkındayken bunun gereğini de yapmak gerekir. İyi bir düzen kurma ve yapacağınız her şeyi dozunda yapma ile üstesinden gelemeyeceğiniz bir zorluk olmayacaktır. İleride mesleğiniz ile birlikte olacak yaşamınızın bir kısmını bu yılda şekillendireceksiniz. Bu yüzden her bir gününüze gereken önemi vererek zamanınızı kaliteli geçiriniz. 6 yıl çok uzun bir süre gibi gözükse de öyle değil. Geçecek bir şekilde, önemli olan sizin nasıl geçirdiğiniz. 

Bir Tıbbiyelinin yıllar içindeki serüvenini yazdığım "Tıp Fakültesinde Sınıflar" yazı serisinin sonraki yazılarında görüşmek üzere.

Sağlıkla dolu günler dilerim. 

Doktor Bun | 27.08.2017 - Pazar

Doktor Bun'u sosyal medyada da takip edin ; 

• • • Yazıma yorum yapmak için, yorumlama biçimi kısmındaki "Anonim" veya "Adı/URL" sekmesini kullanabilirsiniz. Bu sayede üyelik gerektirmeden yorum yapabilirsiniz.
Emoji kodları :)Emoticon