Ooooo kimler gelmiş. 😃 Hoş geldiniz. Şöyle bana 5 dakika verin de, size kendimle alakalı birkaç cümle yazayım. Bu sayede kimin blogunu okuyorsunuz anlayıverin. 

Ben “Doktor Bun“. Lisenin ilk yıllarından beri internet ile alakalı her şeyle alakalı biriyim. Ta o günlerden beridir blog yazıyorum. Siz düşünün işte ne kadar eski olduğunu. Ta o günlerden beridir de hiçbir zaman gerçek ismimi kullanmadım. Bunun için birkaç küçük sebebim var. Örnek verecek olursam; misal bu karakter (Doktor Bun) kendime ait parçalardan biri. Ama bir ben değil. Bu güne kadar yazdığım bloglardan her biri de değişik bir parçamdı. Ama asla tam olarak ben değildi. O yüzden sizin gördüğünüz sadece bir internet karakteri.

Yıllardır bir sürü web site, blog, video kanalı, sosyal medya içeriği girişimi yaptım. Bazen inanılmaz şeyler oldu, bazense hiçbir şey olmadı. Bir sürü denememden biri de “Doktor Bun“. Haftalarca süren isim arayışımdan sonra bu ismi buldum. İsmi nasıl bulduğumu daha aşağıda anlatacağım. 5 Nisan 2014’de tıbbi içerik üreterek paylaşabileceğim Doktor Bun adlı Youtube kanalını kurdum. 
Kurdum kurmasına ama, yine diğer basit içerik girişimlerim gibi bu da kurulmakla kaldı. Kuruluşun üzerinden 1.5 yıl geçtikten sonra radikal kararlar almaya başladım. Eylül 2015’den falan bahsediyorum. Teker teker her biri başarısızlık abidesi olan içerik girişimlerimi silmeye başladım. Eylül 2015’den Haziran 2016’ya kadar tam 3 yıllık emeklerimin parçası olan 4 website internetin tozlu raflarına gitti. O dönemde yazdığım 2 blogda, websitelerimle aynı kaderi paylaştı. Yok ettiğim 3 video kanalı, bilmem kaç sayfa, kaç hesap daha var.
Geriye sadece Doktor Bun ve bir diğer içerik ürettiğim eski girişimim kaldı. (Girişim kelimesi yerine başka bir kelime bulamadım. Asıl girişimciler mazur görsün lütfen. 😄) 

Sonra elimde kalanları bari en iyisini yapacak şekilde yapayım, ilerleteyim dedim. Eylül 2015 – Haziran 2016 arasında ekipman ve teknik detaylarla alakalı eksiklerimi kapatmaya çalıştım. 

Neler mi yaptım? Madde madde yazayım.
• İlk önce video içeriklerimi sesli yapmam gerektiğini düşündüğüm için profesyonel bir stüdyo mikrofonu aldım.
• Video editini yaptığım bilgisayarımı, çok daha iyi video editi programı kullanabilmek için değiştirdim.
• Adobe Premierre Pro‘yu video ortaya koyabilecek kadar öğrendim, öğrenmeye devam ediyorum.
• Aldığım ses kayıtlarını daha kaliteli hale getirebilmek için ses programı bile öğrendim.
• Saçma sapan bir halde olan www.DoktorBun.com uzantılı websitemi düzenledim ve bir sağlık sitesi haline getirdim.
• O sitede blog yazıları da yazıyordum. Blog yazılarımı yazmak için burayı yani blog.DoktorBun.com‘u kurdum. Düzenli olarak içerik girmeye başladım.
Bunların dışında diğer bir sürü iş daha yaptım da onlar o kadar önemli değil. Yukarıda 6 maddede özetlediklerim, hem maddi bir gider hem de uzun zaman istiyordu. Üstelik bir sürü yeni öğrenmem gereken şey de vardı. 10 ay kadar süren bu hazırlık aşaması sonucunda Haziran 2016’da Doktor Bun video kanalımda ilk sesli sağlık içeriğimi yayınladım. Aynı ay websitemi açtım ve video içeriklerimin yazı hallerini eklemeye başladım. Sizin şu anda bu yazıyı okuduğunuz blogumu ise Temmuz 2016’da yayınladım.
Elimdeki yıllarımı ayırdığım bazıları başarılı olmuş, bazısı başarılı olacak, bazıları işe yaramaz girişimlerimi çöpe attıktan sonra elimde kalanlar daha bir değerli oldu tabi. Elimdekiler dışında da daha farklı bir içerik üretmiyorum uzun süredir.
Basitçe başarılı-başarısız içerik üreticiliğimden bahsettikten sonra Doktor Bun hakkında daha detaylı kısma geliyorum. 
Doktor Bun benim Tıp Fakültesi öğrencisi olan karakterim. Şu anda 6. sınıf olan bir İntern Doktor. Bilmem kaç ay sonra resmen bir Doktor olacak.

Youtube kanalımda toplumdaki genel hastalıklarla alakalı bilgi içerikli videolar üretiyorum. Seslendirme ve video tamamen bana ait. (Ses benim olsa da, üzerinde bir sürü düzenleme yaptığım için benim sesim sayılmaz aslında. 😄) Video içeriklerinin metinlerini web sitemde paylaşıyorum.

Şimdi gelelim blog yazarlığıma. Lisenin 2. sınıfında ilk blogumu kurmuştum. Sonra bir diğeri, sonra bir diğeri. Bir sürü blog kurdum, bir sürü yazı yazdım, bir sürü bilgi verdim, bir sürü anımı anlattım. Ama nedense her blog altı ay kadar sonra önemini yitirdi ve yerini yeni bir blog aldı. Eski bloglarımı hemen silemedim ama bir süre sonra sildim tabi. En son radikal bir kararla tüm her şeyle beraber bloglarımı da sildim. Tek bir blog için. Burası için.
Burada aklıma gelen her konuda yazı yazıyorum. Bazen staj, bazen kitap, bazen film, bazen can sıkıntımı, bazen heyecanımı yazıyorum. Şu anda yazdığım tek blog. Böyle de kalmasını sağlamaya çalışıyorum.
Kısaca bir de isim konusuna değineyim. İki hafta kadar düşündüğüm isimlerin hiç biri hoşuma gitmedi ya da uzantıları doluydu. Bu sebeple sürekli yeni isimler türetmeye çalışıyordum. En son bunu buldum.
Doktor Bun adı aslında bir replik olan “Doktor Bu Ne?“den geliyor. Ama o isme ait internet uzantılarının çoğu alınmıştı. Backspace ile son harfi silince ortaya çıkan hal bir anda aklımda şimşekler çaktırdı. Doktor Bun. Doktor Bun. Doktor Bun. Evet bu, aradığım bu dedim. BUN laboratuvarlarda sıkça çalışılan bir parametre ayrıca. Kandaki üre azotu anlamına geliyor. Böbrek fonksiyonları hakkında bilgi veriyor. Romencede iyi anlamına geliyormuş diğer taraftan. Akılda kalıcılığı iyi, okunması ve telaffuzu kolay. Daha ne olsun?
Velhasıl Doktor Bun, Nisan 2014’de ortaya çıktı. Haziran 2016’da gerçek halini aldı. Halen şekillenmeye devam ediyor, edecek. 
Burası blog.DoktorBun.com. Doktor Bun’un Tıp Fakültesi Günlüğü. Her ay en az 4 yeni blog yazısı yazdığım alanım. Bazen kendinizden bir şeyler bulacağınız, bazen ne saçmalıyor diyeceğiniz ama her zaman keyif alacağınız bir blog. (Umarım öyledir. 😃) 
Bu kadar uzattığım için mazur görün lütfen. Kenara köşeye bir yere kaydedin Doktor Bun’u. Belki bir daha uğramak istersiniz. 😊 
Sağlıkla dolu günler dilerim. 

Doktor Bun’u sosyal medyada da takip edin ;