Son Staj Son Heyecan

Bugün Tıp Fakültesi hayatımın son stajına başladım. Alacağım 23. staj olacak ve sadece 3 hafta sonra bitecek Beyin Cerrahisi stajı.

2015 yılının Eylül’ünde başlamıştı Stajyer Doktorluk serüvenim. 4.sınıfta iken 4 büyük stajı aldım ve sonrasında aralara serpiştirilmiş 3 küçük stajı da alarak seneyi bitirdim. 2016 yılının Eylül’ünde başlayan 5.sınıfın şu anda 16. stajına başladım. Hepsi küçücük stajlardı. Daha biri yeni bitmişken bir diğeri için çalışmaya başladığım küçük stajlar.

Haziranın ikinci haftasında bitecek stajyerlik hayatım. Temmuz ayının ilk gününde artık size bir İntörn Doktor olarak yazılar yazacağım. Tabi arada geçmem gereken bir stajın bütünlemesi var. İlk ve tek stajyerlik bütünlemem.

Stajyer Doktor. Ya da yaka kartlarına yazılmış kısaltmasıyla Stj.Dr. Birbirinden güzel günleri içinde barındıran neredeyse 2 yıllık bir dönem. Temel eğitimin, monoton ve tekdüzeliğinden kurtulma dönemi.

Aklımda kalan kırıntılardan kısaca söz edeyim o zaman size.


Bolca fırça yedim. Çokça konuşkan biri olduğumdan dolayı yedim bu fırçaları. Grubumda dönemin ilk beşinden iki kişi varken, soru sorulduğunda cevap vermeye hep ben çalıştım. Bir kere yanlış yaptım, iki kere, üç kere… Ama yanlış söyleye söyleye en iyi şekilde öğrendim birçok bilgiyi. İnsan hiç fırçasını yediği bilgiyi unutur mu? 😄


Bir sürü şebeklik yaptım. Buna şebeklik denmez ama bu ifadeyi seviyorum. 😃Birbirinden gergin geçen dersler ve vizitler esnasında yaptım bunları. Hem ortam yumuşadı, hem öğrenmek kolaylaştı. Bazı şebekliklerim sırasında da fırça yedim. Bu özelliğim en çok sözlü sınavlarda işe yaradı. Tek başıma ya da 3-5 kişiyle girdiğim sözlülerde hep birkaç kelime ile kilidi çözdüm, hem öğrencilerin gerginlikleri azaldı hem de hocaların keyfi yerine geldi.

Sözlüleri, her defasında çok konuşarak geçtim. Sadece istenen bilgiyi değil, sorunun sorulduğu notu baştan sona anlattım. Üzerine servisten ve poliklinikten bildiğim hastaları anlattım. Hatta arkadaşlarımın laf arasında anlattığı hastaları bile anlattım hocalara. Bunlar hep sözlü taktikleri. Şu İntörnlüğe tam manasıyla bir geçeyim, tüm sözlü taktiklerimi anlatacağım size. Bu taktiklerimle şu ana kadar aldığım 22 stajın sadece birinde sıkıntı yaşadım. Onu da şebeklikle geçtim. 

Hastalar için mutlu oldum. Pediatri Yoğun Bakımında yatan 2 aylık Down Sendromlu, VSD’li bebeğin son halini gördüğüm gün, muhtemelen şunca yıllık hayatımdaki en mutlu 5 günümden biridir. Hazırladığım ilk hastaydı ve inanılmaz derecede sıkıntılı bir hastaydı. Hastaneden ayrıldığı gün ise annesinin kucağında gül gibi açmıştı adeta. 😄

Hastalar için üzüldüm. 28 yaşında bir şirkette müdür olarak çalışırken, tatilde kayak merkezine giden ve bu sırada düşüp bacağı ampüte edilen hasta için çok üzüldüm mesela. Karaciğer ve beyin metastazı bulunan, muhtemelen sadece bir ay yaşayacak dipdiri bir amca için üzüldüm.

Çok ders çalıştım. Temel eğitimin tek iyi tarafı belki de bu kadar ders çalışma ihtiyacının olmaması. Her notun her yerini soru olarak karşımda bulabileceğim için çok çalışmam gerekti. Ben de hakkını verdiğimi düşünüyorum. 

Büyüdüm. Liseden arkadaşlarım üniversitelerini bitirdiler. Yepyeni hayatlar peşinde koşmaya başladılar. Ben ders çalıştım tabii bu arada.😁 Ben de büyüdüm. Halen öğrenciyim belki, halen öğrenci rahatlığıyla hareket ediyorum ama şu okula girişimden beri neredeyse 5 yaş büyüdüm. Çok şey değişti bende de.

Uykusuz bir sürü gece geçirdim. Çoğu sözlü sınavlarının gecesiydi. Uykusuz girdiğim sözlü sınavlarından sonra eve gelince, geçmiş olmanın rahatlığıyla çok keyifli uykular uyudum. Dermatoloji sözlüsünden sonra 10 saat uyumuşluğum var deliksiz bir şekilde. Normalde 8 saat anca uyuyor anca bu beden.

Sandalyede uyumayı öğrendim. Aslında sadece sandalyede değil; kütüphane masası, muayene koltuğu gibi sabitlendiğim tüm yerlerde uyumayı öğrendim. Hedefim, ben daha 1.sınıfken İntörn bir abinin dediği gibi “bir kaşığın içinde” bile uyuyabilmek. İleride çok lazım olacak, öğrenmek lazım. 😏

Tüm düzenimi bozum. Bazen de inanılmaz derecede düzenli bir şekle büründüm. Bir sürü hedef koydum, bazılarını yaptım bazılarını yapamadım. Bir sürü yer gezdim. Ne okuduğumu bile bilmeden bir sürü kitap okudum. Bir sürü yeni insanla tanıştım. Bir sürü insanla tanışmadan sohbet ettim. Kendime çokça kızdım ama yine kendim olduğum için yanaklarımı sıkarak kendimi sevdim. 😄

Daha ne anlatayım? Güzeldi be. Hatta bu yazıyı yazarken her bir satırının hatırasıyla mutlu olacak kadar güzeldi. Bu okulun ilk 3 yılını hiç sevmedim ama 2 yıllık stajyerliği çok sevdim. Daha size bir sürü stajyerlik anısı anlatacağım, merak etmeyin. Şimdilik bu kadar.

Sağlıkla dolu günler dilerim.

Doktor Bun | 22.05.2017 – Pazartesi

Doktor Bun’u sosyal medyada da takip edin ; 

Yorum Bırakın..