Tıp Fakültesinde Kadavra İle Ne Zaman Karşılaşılır? | Doktor Bun

Tıp Fakültesinde Kadavra İle Ne Zaman Karşılaşılır?

Blogumda şu anda halihazırda 150 adet yazı bulunmakta, bunlardan 80 tanesi zaten ülkemizdeki Devlet Tıp Fakülteleri hakkında. Geriye kalan 70 tane bilgilendirici yazı arasında kadavra ile alakalı bir tane bile yazı yazmadığımı farkettim. 

Tıp Fakültesine başladığım ilk birkaç yılda, sorulan başlıca birkaç sorudan sonra konu dönüp dolaşıp kadavraya geliyordu. Kadavra gördün mü, kadavra nasıl bir şey, nasıl kokuyor, korkmadın mı gibi birçok soruyla karşılaştım. Bu yazıda kadavra ile ilk karşılaşma anından başlamak üzere diğer birçok soruya da yanıt vermeye çalışacağım.
Kadavra ile ilk ne zaman karşılaşılır, Tıp fakültesinde kadavra görmek, kadavra nasıl kokuyor, kadavra hakkında bilgiler, kadavradan korkulur mu,  formaldehit, anatomi laboratuvarı, ilk defa kadavra görmek, kadavrası olmayan tıp fakülteleri
Kadavra ilk ilk karşılaşma büyük çoğunlukla Tıp Fakültesi birinci sınıfında olmaktadır. Anatomi dersinde konuların ilerlemesiyle beraber ilk karşılaşma yaşanır.
Anatomi dersinde temel terminolojiden sonra anlatılan ilk konu kemikler ve eklemlerdir. Bu dönemde maket ve insan kemikleri görürsünüz ama kadavra ile tam bir karşılaşma olmaz. Bu konulardan sonra sıra kas ve sinirdir. İşte kadavra ile ilk karşılaşma bu döneme tekabül eder. Yani tam bir kadavra ile ilk karşılaşma Anatomi dersinin birinci sınıftaki orta kısımlarına denk geliyor.
Peki kadavra ile ilk defa karşılaşınca neler oluyor? 
Okuduğum Tıp Fakültesi ülkenin en eski fakültelerinden biriydi. Bu sayede eski ve yeni birçok kadavraya sahipti. Bizim tam bir kadavrayla karşılaşmadan önce kadavraya ait parçalarla birçok kez ders yapmışlığımız vardı. Mesela kasların anlatıldığı dönemde bir hafta üst ekstemite anlatıldı, bize tüm kadavra göstermek yerine eski kadavraların o bölgeye ait parçaları gösterildi ve uzunca bir süre bu böyle devam etti. 

Bu yüzden hem kendim hem de sınıf arkadaşlarım tam bir kadavra ile ilk defa karşılaştığımızda pek fazla problem yaşamadık. Yine de daha birkaç yıl önce canlı olan bir varlığın önünüzde cansız bir şekilde duruyor olması etkiledi tabii ki bizi. Diğer birçok fakültedeki arkadaşlarımdan öğrendiğim üzere, onlarda tam bir kadavra direkt gösterilebiliyormuş. Bizim gibi bir alışma süreçleri olmadığı için bayılan, kusan, kokuya dayanamayan birçok öğrenci olmuş.
Şimdi de biraz nasıl koktuğundan bahsedeyim.
Birçoğunuzun daha önce duyduğunu düşündüğüm bir madde var, formaldehit. Bu madde kadavraların uzun süre korunmasını ve sterilize olarak kalmasını sağlıyor. Renksiz bir sıvıdır ve büyük oranda uçucudur.
Kokusunu tarif etmek zor, karşılaşmanız gerekiyor. Keskin bir kokusu var, burnu ve genzi yakıyor. Hatta bazı öğrencilerde gözlerde yaşarmaya da sebep oluyor. Benim gibi boya ve benzin kokusunu seven biriyseniz sıkıntı yaşamayabilirsiniz. Zaten kadavra ile birkaç karşılaşmadan sonra kokusuna ve kendisine alışıyorsunuz. 
Son olarak kadavradan korktun mu şeklinde gelebilecek soruya yanıt vereyim.
Kadavra yaşayan herhangi bir insanın vefat ettikten sonra organ ve dokularının korunmuş halidir. Cansız ve size asla zarar veremeyecektir. Hatta çok ulvi bir gaye için oradadır, sizleri eğitmek ve bilgilendirmek için. Kadavrandan hiçbir şekilde korkulmaması gerektiğini düşünüyorum, kadavraya sadece saygı duyulur.
Genel hatlarıyla kadavra konusunda söyleyebileceklerim bunlar. Anatomi laboratuvarı duvarlarında yazdığı üzere “Burada ölüler dirileri eğitir.” Sonraki yazılarımda görüşmek üzere.
Sağlıkla dolu günler dilerim.

Doktor Bun | 19.08.2018 – Pazar

Yorum Bırakın