Yeni Stajyer Doktorlara Tavsiyeler

Blogumu ziyaret edip mail atma ihtiyacı duyan kişilerin başlıca yoğunlaştığı iki kesim var. Birincisi Tıp Fakültesi kazanmak isteyenler veya yeni kazanmışlar, ikincisi de yeni Stajyer Doktor olanlar. İlk üç yılın teorik merkezli eğitimini bitirip Stj.Dr olan öğrenciler özellikle önlerindeki iki yıllık klinik eğitim için tavsiyeler istiyorlar. Blogumdaki hangi yazıda yazdığımı bilmiyorum ama bir yerlerde Stajyerlik dönemimin önceki dönemlerime göre çok daha iyi geçtiğini yazmışım. Peki öyle mi?

Evet, öyle. Hatta ilk 3 yılın genel not ortalaması ile Stajyerlikteki 2 yılımın genel not ortalaması arasında 0.75’lik bir fark var. 4 üzerinde 0.75 gerçekten çok büyük bir fark. Benim açımdan pek bir şey ifade etmiyor bu değerler, bir şeyler ifade eden tek durum ise kendimi gerçekten eğitimime vermiş olduğumu düşünüyor olmam bu yıllar için.

Eksikken fazlalaştırdığım şeyler ve fazlayken azalttığım şeyler ışığında sizlere Stajyer Doktor olarak geçireceğiniz 2 yıl için bazı tavsiyelerim olacak. Başlayalım mı?

1. Stajyer Doktorluk her şey demek değil ama çok şey demek

Stajyerlikte her şeyi öğreneceğim, tüm pratikleri yapacağım diye düşünüyorsanız şimdiden söyleyeyim öyle bir dünya yok. Çünkü işin pratik yönü büyük çoğunlukla İnternlik yılınıza kalacak, diğer taraftan her şeyi öğrenemezsiniz zaten.

Stajları alırken bir sürü bilgi öğreneceksiniz ama bunları tam manasıyla birleştirmek yıllarınızı alacak. Dahiliye stajında iken anlatılacak diyabetin komplikasyonları öğreneceksiniz ama tam olarak ne olduğunu öğrenmeniz için ertesi sene Göz ve Dermatoloji stajları yapmanız gerekecek. İşte o zaman “aa bu, bu muymuş” diyeceksiniz. 

İki yıllık stajlarınız sonrasında her hastalılığın aslında tek bir hastalık olmadığını, birden çok bölümü ilgilendirdiğini, ortak bir çabayla daha iyi tedavi edildiğini göreceksiniz. Birçok sendrom duyacaksınız, derslerde videolarını izleyeceksiniz ama o sendroma sahip bir hasta ile karşılaştığınız zaman ne olduğunu ancak anlayacaksınız.

Birinci madde ile anlatmak istediğim aslında şu; Stajyerlik yıllarınızda bir sürü şey öğreneceksiniz ama bunların bir şeyler ifade etmesi çoğunlukla yıllarınızı alacak. Bu yüzden çok çok büyük beklentilere girmeyin başlarken, elinizden gelenin en iyisi için uğraşmaya çalışın.

2. Pratik dersleri kaçırmayın

Geriye dönüp bakınca yaptığım en akıllıca işin bu olduğunu düşünüyorum. Ara ara teorik dersleri asan bir öğrenci olsam da çok nadir pratik dersleri kaçırdım. Tüm günümü pratik derslere göre ayarlıyordum. Çünkü teorik derslerin eksiklerini ses kayıtları, notlar vaya textbooklar ile kapatabilirsiniz. Ama pratik derslerin eksiğini kapatmanızın pek bir yolu yok, olan yollar ise oldukça uğraştırıcıdır. Siz Bun’un sözünü dinleyin, pratik derslere mutlaka katılın.

Teorik derslere de gerekli önemi gösterin size zahmet. Uzatmıyorum bu faslı daha fazla. Derslere gidin. 😄

3. Hastalarınızı hazırlayın

Bu cümleyi hocalarınız 500 kere söyleyecek size. Aklınızda kalsın diye bir de ben söylüyorum, hastalarınızı hazırlayın. 1000 kere söylenecek cümleyi de söylüyorum, hastalara dokunun. Bilgileri teorik olarak olarak öğrenmek önemli ama pratiği yapılmamış bilginin pek de bir önemi yok.

İstediğiniz kadar kalp seslerini çalışın. Onlarca hastanın kalbini dinlemeden gerçekten öğrenemeyeceksiniz. İstediğiniz kadar üfürümleri çalışın, üfürümü duymak için kendinizi zorlamazsanız öğrenemeyeceksiniz. Bu arada Bun artık 1/6 üfürümü bile duyabiliyor. Dördüncü sınıfta iken 3/6 üfürümü bile zor duyuyordum. Pratik yapa yapa ancak bu hale gelinebilir. Bu yüzden hastalara dokunun, muayenelerini yapın, ilgi gösterin ve en önemlisi hastalarınızı hocalarınıza sunmak için hazırlarken gerçekten emek harcayın.

4. Ameliyathane düşündüğünüz kadar önemli bir yer değil

Sosyal medyanın gelişmesiyle beraber Tıbbiyelilerin de eğilimleri değişti. Eskiden muayene odalarında fotoğraf çekinirken öğrenciler artık ameliyathanelerde fotoğraf çekiniyorlar.

Bu madde ile şunu anlatmak istiyorum; ameliyathane gözünüze hoş geldiği kadar hoş değil. Çünkü orada bulunacağınız 3 saatlik bir ameliyat esnasında öğreneceğiniz bilgi sayısı 3’ü 5’i geçmeyecektir. Aynı süre miktarınca bir poliklinikte bulunduğunuzda öğreneceğinizi bilginin haddi ve hesabı olmayacaktır.

Bu tümüyle ameliyathaneye gitmeyin demek değil, cerrahi stajlar esnasında gidin, anlatılan derslerin ameliyatlarını görün, organların pozisyonlarını kafanıza kazıyın. Ama her bulduğunuz boşlukta ameliyathaneye koşmayın, çünkü hastane içinde aynı sürede en az bilgi öğreneceğiniz yer ameliyathanedir. Bir tane dikiş attınız diye sevinmeyin, İntern iken atacağınız milyon tane dikiş olacak, sonda taktınız diye sevinmeyin, artık sonda takmaktan bıkacak hale geleceksiniz.

Bu arada ameliyathanede çekilmiş sadece 3 fotoğrafım var ve bunlardan sadece birini kendim çektim. Fotoğraf düşmanı Bun.😄 Siz beni boş verin, hem fotoğraf çekinin hem öğrenin bir şeyler.

5. Polikliniklerde yaşayın

Bir önceki maddenin devamı bu aslında. Kazandığınız bilgileri polikliniklerde ancak anlamlandırabilirsiniz. Stajında öğrendiğiniz hastaların birçoğunu onlarca kez görerek kafanıza kazıyabilirsiniz.

Giyin önlüğünüzü, girin poliklinik odasına, çekin Doktor abi – ablanızın yanına bir sandalye, izleyin, anlamlandırmaya çalışın, hasta çıktıktan sonra sorun hastalığın ne olduğunu, ayırıcı tanıda ne düşünüldüğünü, tedavide ne yapılacağını. Bu madde bir Stajyer Doktora verebileceğim en büyük tavsiyedir bu arada.

6. Ders çalışın

Sanki ben demesem çalışmayacaksınız. Tabii ki çalışacaksınız ama biraz daha nitelikli çalışmanız gerekiyor artık. Ders notlarınız arasında hayatınızda hiçbir şey ifade etmeyecek kadar detaylı bilgiler olacak. Oralarda boğulup kalmayın.

Ders çalışırken bir Stajyer Doktorun üzerinde durması gereken yerler var. Bu notu sözlü sınavında nasıl bir soru ile sorabilirler, ben bu soruya nasıl yanıt verebilirim, bu nottan meslek hayatım için en spesifik öğrenmem gereken yerler nereler vs vs.

Ben notları okuduktan sonra şunu yapıyordum; hangi hastalığı okudum, nerenin hastalığı bu, patofizyolojisi ne, belirtileri neler, muayenede ne bulunur hastada, laboratuvarda ne görülür, tedavi olarak ne yapılır ve hastalığın komplikasyonları nelerdir gibi sorulara notu bitirdikten sonra kendimce yanıt vermeye çalışıyordum. Eksik yerleri notu açıp tamamlıyordum. Sözlüde size sorulan bir soruda bu sırayla yanıt vermeniz bekleniyor.

7. İletişim kanallarınızı geliştirmeye çalışın

Doktor olmak yolunda ilerlerken fark ettiğiniz en önemli gerçeklerden biri de iletişim becerisinin mesleğinizin büyük bir kısmını etkilediği gerçeğidir. Hem vizitler esnasında hem hasta başı sınavlarda hem de sözlü sınavlarda ne kadar biliyor olsanız olun bunu ifade edemedikçe bir şey biliyor kabul edilmezsiniz. Ayrıca mesleğimizin karşı tarafında yer alan hastalara ulaşabilmek için de iletişim yönüyle gelişime açık olmalıyız. 

Bunların dışında yazacağım maddeler biraz klişe olacağı için uzatmıyorum. Ders çalışın, tekrar yapın, extra kaynaklardan araştırın, hastalıkları görsel olarak araştırın çünkü hepsini gözle görme imkanınız olmayacak, dil öğrenmek için çabalayın, kitap okuyun, spor yapın, gezin… Aslında bunları ve çok daha fazlasını tek bir cümle ile ifade edebilirim: “Kendinize yatırım yapın.

Yukarıda değindiğim maddelerin önemli olduğunu düşünüyorum. Umarım içlerinden işinize yarayanları alıp kendi bünyenize uygun bir şekilde uygularsınız. “Stajyer Doktor”luğunuz hayırlı olsun, iki yıllık stajyerliğinizde başarılar. 

Sağlıkla dolu günler dilerim.


Doktor Bun | 05.09.2017 – Salı

Doktor Bun’u sosyal medyada da takip edin ; 

Yorumlar (7)

  1. Adsız Eylül 21, 2017
    • Doktor Bun Eylül 22, 2017
  2. Adsız Eylül 21, 2017
  3. Adsız Ekim 6, 2017
  4. Beyza Ayas Nisan 5, 2018
    • Doktor Bun Nisan 30, 2018
  5. Adsız Nisan 18, 2018

Yorum Bırakın..